Kayıtlar

TEZGÂH DERGİSİ Mayıs Sayısı

Resim
(...) Belgeseller vardı mesela. Hayatı kafan kaldırmadığında, karşısına iki seksen yatar, uyur uyanık, bilmediğin diyarlara, heybetli dağlar üstünde süzülen kuşlara, duru sularda salınan rengârenk balıklara filan bakardın. Bitti onlar. Yerlisi yabancısı, paralısı beleşi, cümle belgesellere kızışmış ayı halleri geldi. Motor, araba filan tamir eden herifler, yılan yumruklayıp porsuk döven, haykıra haykıra konuşup, üstüne bir de arada, "Urrrrei, vahahaağ" filan diye ekstradan nara atan manyak görüntüleri var. Hurdacılar, kamyoncular, altın arayıcıları, birbirlerine dev tuna balıklarıyla vuran oltacı yarmalar, bayırlarda bir başına bağırarak koşup kuduran "hayatta kalmacılar"... Ne o? Belgesel... İçinden beşe kadar bile sayamıyorsun, o görüntü asla yerinde durmuyor. Kazaen, para peşinde hurda, altın, balık, inşaat işi falan kovalayan çakal irisi bir herifi bağırtmayı, göstermeyi unuttular diyelim; aradaki beş saniyelik ufuk, masmavi deniz, gümüşlü balık, renkli bir kuş...

TEZGÂH DERGİSİ 2. SAYI BAYİİLERDE

Resim

Ekmek arkası martı

Resim

BİR SARI DOBRA YAZISI...

Resim
YAŞAM KOÇU VE İLİŞKİ UZMANI SARI DOBRA LANBANU OHNUR             Gerek dobra, gerekse sarı ve uzman tavrınızla, düzeyli, samimi ilişkiye aç izdivaçsız edemiyen bir kitleye verdiğiniz hakiki hizmetlerinizi zevk ile takib ediyorum Lanbanu Hanım.             İsmim Şoraynez, partnerimgilin adı ise Bekirhan. Sevişmeyerek ve yanlışlıkla evlendik, fakat daha sonra birbirimize hakiki bir muhabbet ile bağlandık.  YANLIŞLIKLA EVLENDİRİLDİM             Uzun yıllardır ailece severek takib ettiğimiz tarikat evlenme çağına geldiğimde beni hareketimiz içinden biriyle baş göz etmek istedi. Biz "Sehveni Tarikati" diye bilinen yanlışlıklar neticesinde kurulmuş bir tarikatız. Vaktiyle yanlış gelen elektrik faturalarına itiraz etmek için zamanın elektrik idaresine gide gele birbiriyle kaynaşan 220 kişi tarafından kurulan birlikteliğimiz, R...

Yiğıvrançsın Barkın. Marka odaklı bir insansın ama hayvansın.

Resim

Gezegende inşaatlık yerlerde fink atarak müteahhidlerin ekmeğiyle oynayan birçok lüzumsuz canlı var.

Resim

"Adım Betoner, soyadım Söbü. Kılavuzum ilim, hedefim fezâ." Her Hafta Leman Dergisi'nde

Resim
AKRABA ÜNİVERSİTELERİ VE İLİM (1 Ocak Tarihli LEMAN'dan)              Sağda solda okumuşsunuzdur. "Vay efendim, rektör oldu, dekan oldu, hanımına doçent kadrosu açtı, batının ilmini almağa kayınçosunu gönderdi, oğluna kantini ayarladı" yok şöyle yok böyle. İlim ve fen alanındaki bir sıçramanın eşiğinde duruyoruz. Ben dünyaya ilim ile istikamet vermek üzere yola çıkmışım, niye tanımadığım bilmediğim yabancı kimselerle çalışayım efendi? Elbette, bildiğim güvendiğim akraabalarımlan, tanışımlan, eşiminen dostumunan çalışmak isterim. Misal; oturmuşum bana ait ünüversitemdeki laboratuarımda kuantum zerreleriyle ilgili bir icad yapmışım. Ne mâlum etraftaki dışarlıklı fesat bir doçentin bunu gidip başka birine satarak bitcoinleri cebe indirmeyeceği? Ama mesela etrafında akrabadan bir doçent dolaşıyor, çağırıp onu dersin ki "Neşetciğim, böyle böyle. Ben SÖBÜ ZERRECİĞİ adını verdiğim yeni bir kuark buldum, bu aile arasında kalsın, aman d...