AKRABA ÜNİVERSİTELERİ VE İLİM (1 Ocak Tarihli LEMAN'dan) Sağda solda okumuşsunuzdur. "Vay efendim, rektör oldu, dekan oldu, hanımına doçent kadrosu açtı, batının ilmini almağa kayınçosunu gönderdi, oğluna kantini ayarladı" yok şöyle yok böyle. İlim ve fen alanındaki bir sıçramanın eşiğinde duruyoruz. Ben dünyaya ilim ile istikamet vermek üzere yola çıkmışım, niye tanımadığım bilmediğim yabancı kimselerle çalışayım efendi? Elbette, bildiğim güvendiğim akraabalarımlan, tanışımlan, eşiminen dostumunan çalışmak isterim. Misal; oturmuşum bana ait ünüversitemdeki laboratuarımda kuantum zerreleriyle ilgili bir icad yapmışım. Ne mâlum etraftaki dışarlıklı fesat bir doçentin bunu gidip başka birine satarak bitcoinleri cebe indirmeyeceği? Ama mesela etrafında akrabadan bir doçent dolaşıyor, çağırıp onu dersin ki "Neşetciğim, böyle böyle. Ben SÖBÜ ZERRECİĞİ adını verdiğim yeni bir kuark buldum, bu aile arasında kalsın, aman d...